Sübbûhun Kuddûsün Okumak Tehlikeli midir? Zikrin Kaynağı ve Anlamı
İçindekiler
"Sübbûhun Kuddûsün" zikrini okumak tehlikeli değildir. Bu ifade, Hz. Peygamber'in rükû ve secdede söylediği, Müslim'in Sahîh'inde yer alan bir tesbihtir. Allah'ı noksanlıklardan tenzih eden bir zikrin okuyana zarar verdiğine dair Kur'an'da veya sahih hadislerde hiçbir bilgi yoktur. Bu yazıda zikrin kaynağını, anlamını ve nasıl okunabileceğini anlatıyoruz.
- Zikrin kaynağı, Hz. Âişe'den nakledilen ve Müslim'de geçen hadistir.
- Hz. Peygamber bu tesbihi rükû ve secdede söylerdi.
- Anlamı: "Her türlü noksanlıktan uzak ve mukaddes olan, meleklerin ve Rûh'un Rabbi."
- Okumanın zararlı olduğu, "hocasız okunmaz" veya "fazla okuyana bir şey musallat olur" gibi sözlerin dinî bir dayanağı yoktur.
- Namaz dışında belli bir okuma sayısı sünnette bildirilmemiştir.
Sübbûhun Kuddûsün Zikrinin Kaynağı
Hz. Âişe, Resûlullah'ın rükû ve secdesinde şöyle dediğini haber vermiştir:
"Sübbûhun kuddûsün rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh." (Müslim, Salât)
Bu rivayet Ebû Dâvûd ve Nesâî'de de yer alır. Hadis sahihtir ve namazın en faziletli anlarından olan secdede Hz. Peygamber'in bu sözlerle Allah'ı tesbih ettiğini gösterir. Hz. Peygamber'in "Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde hâlidir" buyurduğu düşünülürse (Müslim, Salât), bu zikrin değeri daha iyi anlaşılır.
Metni, Okunuşu ve Anlamı
| Arapça | سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوحِ |
|---|---|
| Okunuşu | Sübbûhun kuddûsün rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh. |
| Anlamı | "Her türlü noksanlıktan uzak ve mukaddestir; meleklerin ve Rûh'un Rabbidir." |
Halk arasında "Sübbûhun kuddûsün, rabbünâ ve rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh" şeklinde, araya "rabbünâ" (Rabbimiz) eklenerek de okunur. Bu ilave Müslim'deki rivayette yer almaz. Anlam bakımından bir sakıncası olmasa da hadiste geçen şekliyle okumak daha uygundur.
Kelimelerin anlamı
- Sübbûh: Her türlü eksiklikten ve kusurdan çok uzak olan. "Sübhânallah" ile aynı kökten gelir.
- Kuddûs: Mukaddes, tertemiz, her türlü noksanlıktan arınmış olan. Allah'ın güzel isimlerindendir ve Haşr suresi 23. ayette ile Cuma suresinin ilk ayetinde geçer.
- Rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh: Meleklerin ve Rûh'un Rabbi. Müfessirlerin çoğu "Rûh" kelimesini Cebrâil olarak açıklamıştır. Kadr suresinde de "Melekler ve Rûh o gece iner" buyrulur. Bazı âlimler ise Rûh'un büyük bir melek veya ayrı bir melek sınıfı olduğunu söylemiştir.
Bu Zikri Okumak Neden Tehlikeli Sanılıyor?
İnternette ve halk arasında bazı zikirlerin "ağır" olduğu, belli sayıda okununca okuyana bir şey olacağı veya bir hoca gözetiminde okunması gerektiği gibi sözler dolaşır. Sübbûhun Kuddûsün zikri için anlatılan korkutucu iddialar da bu türdendir.
Bu iddiaların hiçbiri ayet veya sahih hadise dayanmaz. Aksine Kur'an, Allah'ı anmayı kalplerin huzur kaynağı olarak tanıtır: "Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur" (Ra'd 13/28). Hz. Peygamber'in kendi secdesinde söylediği bir tesbihin zarar vereceğini düşünmek, zikrin özüne aykırıdır.
Bazı kaynaklarda esma ve zikirlerin belli sayılarla okunduğu tasavvufi uygulamalar vardır. Bunlar sünnette bildirilmiş uygulamalar değildir ve okumayana bir zarar gelir, sayıyı aşana bir şey olur gibi bir inanç da içermez. Allah'ı anmak hiçbir zaman korkulacak bir şey değildir.
Ne Zaman ve Nasıl Okunur?
Namazda
Hz. Peygamber'in uygulamasına göre rükû ve secdede okunur. Hanefî mezhebinde rükûda "Sübhâne rabbiye'l-azîm", secdede "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" tesbihleri esastır. Hanefî âlimler, rükû ve secdede bunlara ek dua ve tesbihlerin özellikle nafile namazlarda okunmasını uygun görmüştür. Şâfiî mezhebinde ise farz namazlarda da okunabileceği kabul edilir.
Namaz dışında
Bu zikir namaz dışında da her zaman okunabilir. Belirli bir vakit, yer veya sayı şartı yoktur. "Mutlaka 100", "313" veya "1000 defa okunmalı" gibi sayılar sünnette geçmez. Anlamını düşünerek, sakin bir kalple okumak yeterlidir.
Dua ederken önce Allah'ı övmek ve tesbih etmek dua adabındandır. Sübbûhun Kuddûsün de bu amaçla duaların başında okunabilir. Ayrıntılar için dua adabı yazımıza bakabilirsiniz.
Rükû ve Secdede Okunan Diğer Tesbihler
Hz. Peygamber'in rükû ve secdede söylediği başka tesbihler de sahih kaynaklarda aktarılır. Bunlardan en bilineni, yine Hz. Âişe'nin rivayet ettiği şu sözdür: "Sübhâneke Allâhümme rabbenâ ve bi-hamdik, Allâhümmağfirlî." Anlamı: "Allah'ım! Rabbimiz! Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım, beni bağışla." Hz. Âişe, Resûlullah'ın bunu rükû ve secdesinde çokça söylediğini anlatır (Buhârî, Ezân; Müslim, Salât). Bu örnekler, Sübbûhun Kuddûsün'ün de aynı sünnet zikirler ailesinden olduğunu gösterir.
Fazileti Hakkında Ne Söylenebilir?
Bu zikrin en sağlam fazileti, Hz. Peygamber'in en yakın olduğu anlarda Allah'ı bu sözlerle anmış olmasıdır. Onun bir sözünü tekrar etmek, sünnete bağlılığın güzel bir ifadesidir.
İnternette "mutluluğun şifresi", "her derde deva" veya "sırrı" gibi başlıklarla bu zikre bağlanan özel sonuçların ise sahih bir kaynağı yoktur. Zikir, kulun Rabbini hatırlaması ve O'nu yüceltmesidir. Sonucu Allah'a bırakmak, zikrin ruhuna daha uygundur. Allah'ı tesbih eden başka güzel ifadeler için Allah'a edilecek en güzel dualar yazımıza da göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sübbûhun Kuddûsün'ü çok okumak zarar verir mi?
Hayır. Allah'ı tesbih eden bir zikri çok okumanın zarar verdiğine dair hiçbir dinî bilgi yoktur. Kur'an, Allah'ı çokça anmayı övmüştür (Ahzâb 33/41).
Bu zikri okumak için icazet veya hoca gerekir mi?
Hayır. Hz. Peygamber'in namazda okuduğu bir tesbihtir; her Müslüman okuyabilir. Doğru telaffuz için bilen birinden dinlemek faydalıdır, ama izin almak gerekmez.
Adetli kadın bu zikri okuyabilir mi?
Evet. Bu ifade Kur'an ayeti değil, bir zikirdir. Hanefî mezhebi dahil mezheplerin genel görüşüne göre adet hâlindeki kadın zikir, tesbih ve dua yapabilir.
Abdestsiz okunur mu?
Evet. Zikir ve dua için abdest şart değildir. Abdestli olmak ise daha faziletlidir.
"Yâ Sübbûh, Yâ Kuddûs" diye okumak doğru mu?
Allah'ı güzel isimleriyle anmak meşrudur. "Kuddûs" Kur'an'da geçen bir isimdir. Hadiste geçen şekil ise "Sübbûhun kuddûsün" şeklindedir. Her iki şekilde de Allah'ı anmakta sakınca yoktur.
Kaynaklar
- Müslim, el-Câmiu's-sahîh, Salât bölümü; Buhârî, el-Câmiu's-sahîh, Ezân bölümü
- Ebû Dâvûd, es-Sünen, Salât bölümü; Nesâî, es-Sünen, Tatbîk bölümü
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim portalı: Haşr 23; Cuma 1; Kadr 4; Ra'd 28; Ahzâb 41
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kuddûs", "Rûh" ve "Tesbih" maddeleri
- Din İşleri Yüksek Kurulu, zikir ve namaz ile ilgili soru-cevaplar
Okuyucu yorumları
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.